“KAHRAMANMARAŞ ARTIK SAHİPSİZ DEĞİL”
Anahtar Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Fatin Rüştü Kayıran, parti il binasında düzenlediği basın toplantısında kentsel dönüşüm, TOKİ süreci, deprem sonrası yeniden yapılanma ve şehir planlamasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kayıran, “Bizim anlayışımızda kimseyi ötekileştirmek yoktur; şehrin sorunlarını ancak tüm paydaşlarla aynı masada, liyakat ve istişare ile çözmek vardır” diyerek Kahramanmaraş’ın sahipsiz olmadığını vurguladı.
“MARAŞ SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Anahtar Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Fatin Rüştü Kayıran, Onikişubat İlçe Başkanı Fatih Geyik, Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Hacı Ahmet Sivri, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partililerin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda konuştu.
Kayıran, konuşmasına 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları ve Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesinde şehit düşen kahramanları anarak başladı. Kahramanmaraş’ın sıradan bir şehir olmadığını ifade eden Kayıran, bu şehrin bir milletin izzet ve istiklal sembolü olduğunu söyledi.
“Bugün burada sadece bir siyasi partinin il başkanı olarak değil, bu şehrin acısını da sevincini de yaşamış bir kardeşiniz olarak bulunuyorum” diyen Kayıran, Kahramanmaraş’ın geleceği için sorumluluk aldıklarını belirtti.
DEPREM SONRASI SÜREÇ: “ÜÇ YILDIR KONTEYNERDE BEKLEYEN VATANDAŞLARIMIZ VAR”
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen süreye rağmen binlerce vatandaşın hâlâ konteyner kentlerde yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Kayıran, verilen sözlerin tam anlamıyla yerine getirilmediğini söyledi.
“Bir yıl içinde evlerinize gireceksiniz denildi. Ancak aradan geçen üç yıla rağmen konteynerlerde yaşam süren hemşehrilerimiz var” diyen Kayıran, özellikle TOKİ konut teslim süreçlerinde yaşanan gecikmeler ve kalite sorunlarına dikkat çekti.
TOKİ KONUTLARI VE İŞÇİLİK ELEŞTİRİSİ
Kayıran, Önsen, Ağyar ve Azerbaycan Konutları bölgesinde teslim edilen konutlarda işçilik kalitesi ve teknik eksiklikler konusunda vatandaşlardan yoğun şikâyetler geldiğini belirtti.
Yeni teslim edilen binalarda tesisat sorunlarının yaşandığını, altyapı eksiklikleri nedeniyle sosyal yaşamdan kopuk yerleşim alanlarının oluştuğunu dile getiren Kayıran, anahtar tesliminde talep edilen ek ücretler ve yüksek aidatların depremzede vatandaşları zorladığını ifade etti.
“250 metrekare evi yıkılan vatandaşa 100 metrekare ev vermek hakkaniyet midir? 200 metrekare dükkanı yıkılan esnafa 60 metrekare teslim etmek adalet terazisini zedelemez mi?” sözleriyle sürece tepki gösterdi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM VE İMAR PLANLARI TARTIŞMASI
Kayıran, açıklamasında kentsel dönüşüm ve şehir planlamasına da geniş yer ayırdı. Kahramanmaraş’ın aktif fay hatları üzerinde bulunduğuna dair uzman uyarılarının yıllarca yapıldığını ancak bu uyarıların yeterince dikkate alınmadığını söyledi.
Yer bilim uzmanları ve AFAD yetkililerinin riskli bölgeler konusunda defalarca uyarıda bulunduğunu belirten Kayıran, zemin etütleri dikkate alınmadan verilen yüksek katlı imar izinlerinin büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde uygulanan “imar affı” politikalarının da riskli yapı stokunun kayıt altına alınmasına yol açarak afet riskini artırdığını belirten Kayıran, bundan sonraki süreçte bilim ve teknik esaslara dayalı şehir planlaması yapılması gerektiğini vurguladı.
“Depremin ne zaman geleceğini bilemeyiz ama sonuçlarını azaltmak bizim elimizdedir. Kahramanmaraş’ta artık hatır gönül değil, bilim ve fen esas alınmalıdır” dedi.
“SİYASET PROTOKOL DEĞİL, VATANDAŞIN YANINDA OLMAKTIR”
Kayıran, siyasetin seçimden seçime hatırlanan bir faaliyet olmadığını belirterek, konteynerde kışı geçiren vatandaşın sobasının tütüp tütmediğini bilmenin siyasetçinin asli görevi olduğunu söyledi.
“Maraş’ı çantada keklik gören anlayış artık bu şehre dar gelmektedir” ifadelerini kullanan Kayıran, vatandaşla sadece seçim dönemlerinde temas kuran siyaset anlayışını reddettiklerini dile getirdi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜMDE HAKKANİYET ZEDELENMEMELİ”
Kayıran, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan TOKİ ve kentsel dönüşüm çalışmalarında hâlâ konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren vatandaşlar bulunduğunu hatırlattı.
“Bir yıl içinde evlerinize gireceksiniz denildi. Ancak üç yıl geçmesine rağmen binlerce hemşehrimiz konteynerlerde bekliyor” diyen Kayıran, özellikle metrekare düşüşleri ve teslim edilen iş yerlerindeki daralma konusunun adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.
Önsen, Ağyar ve Azerbaycan Konutları bölgelerinde teslim edilen konutlarda işçilik kalitesi, tesisat sorunları ve altyapı eksikliklerine yönelik şikâyetlerin arttığını belirten Kayıran, yüksek aidat ve ek anahtar teslim ücretlerinin depremzede vatandaşları zorladığını söyledi.
“BİLİM VE FEN ESAS ALINMALI”
Kahramanmaraş’ın aktif fay hatları üzerinde bulunduğunun yıllardır uzmanlar tarafından dile getirildiğini hatırlatan Kayıran, yerel planlamalarda bu uyarıların yeterince dikkate alınmadığını savundu.
Zemin etütleri dikkate alınmadan verilen yüksek katlı imar izinlerinin büyük risk oluşturduğunu ifade eden Kayıran, bundan sonraki süreçte şehir planlamasının bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğini vurguladı.
“Depremin ne zaman geleceğini bilemeyiz ama sonuçlarını azaltmak bizim elimizdedir. Kahramanmaraş’ta artık hatır gönül değil, bilim konuşmalıdır” dedi.
KAHRAMANMARAŞ TRAFİK SORUNU: 351 BİN ARAÇ, YETERSİZ ALTYAPI
Kayıran, açıklamasının ikinci bölümünde Kahramanmaraş ulaşım ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık 2025 verilerine göre şehirde trafiğe kayıtlı araç sayısının 351 bin 418’e ulaştığını belirten Kayıran, artan araç sayısına rağmen ulaşım vizyonunun aynı kaldığını söyledi.
“25 yıldır Göksun Tünelleri ve rutin asfalt çalışmaları dışında ulaşıma dair yeterli diyebileceğimiz modern bir dokunuş yok” ifadelerini kullandı.
ÇEVRE YOLLARI VE KAVŞAK PROJELERİ GÜNDEMDE
Kayıran, özellikle şu noktalarda acil düzenleme çağrısı yaptı:
- Kayseri yolu üzerindeki Sümbüllü–Boğaziçi bağlantı kavşağına köprülü kavşak yapılması
- Güney Çevre Yolu’na alternatif güzergâh oluşturulması
- Kuzey Çevre Yolu’nun yeniden planlanarak gerçek çevre yolu standartlarına kavuşturulması
- Necip Fazıl Kültür Merkezi kavşağından Tekerek ve Enfes kavşağına kadar battı-çıktı projelerinin hayata geçirilmesi
Projelerin aceleye getirilmemesi gerektiğini belirten Kayıran, insan sağlığı ve çevre etkilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
ALTYAPI ÇALIŞMALARI VE TOZ TEPKİSİ
Deprem sonrası yürütülen yıkım ve altyapı çalışmalarının plansız ilerlediğini savunan Kayıran, şehirde ciddi bir toz ve asbest riski oluştuğunu dile getirdi.
“Şehrimiz adeta kontrolsüz bir şantiye alanına dönüştü. Alternatif yol oluşturmadan yapılan kazılar hem trafiği hem esnafı hem de ekonomiyi olumsuz etkiliyor” dedi.
Farklı taşeron firmaların koordinasyonsuz çalışması nedeniyle bazı bölgelerde haftalarca ulaşımın aksadığını belirten Kayıran, düzenli ve planlı bir çalışma ile bu mağduriyetlerin minimize edilebileceğini ifade etti.
“VATANDAŞIN CEBİNDEN 105 MİLYON TL ÇIKIYOR”
Bozuk yollar nedeniyle araç lastiği patlayan bir vatandaşın ortalama 300 TL masraf yapmak zorunda kaldığını belirten Kayıran, şehirdeki araç sayısıyla çarpıldığında ortaya 105 milyon TL’yi aşan bir maliyet çıktığını söyledi.
“Bu para vatandaşın cebinden çıkan milli servettir. Çalışma yapılacak bölgeler izole edilmeli, alternatif yollar hazır hale getirilmeli ve vatandaş doğru yönlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Fatin Rüştü Kayıran, yaptığı açıklamada Kahramanmaraş hızlı tren projesi, Kahramanmaraş Havalimanı uçuş iptalleri, Aksu Çayı kirliliği, Afşin-Elbistan Termik Santralleri ve asbest tehlikesi hakkında sert değerlendirmelerde bulundu. Kayıran, “Bu şehrin suyunu da, havasını da, toprağını da sahipsiz bırakmayacağız” dedi.
“HIZLI TREN 2014’TEN BERİ BEKLENİYOR”
Kayıran, yıllardır gündemde olan ancak somut ilerleme sağlanamayan Kahramanmaraş hızlı tren projesine dikkat çekti.
“Adı hızlı, kendi yavaş. 2014’ten beri beklediğimiz ama ufukta görünmeyen bir tren var. Bu mesele seçim dedikodusu olmaktan çıkarılmalı, somut ve gerçekçi bir temele oturtulmalıdır” diyen Kayıran, Maraşlı’nın beklentisinin artık net bir takvim ve proje açıklaması olduğunu ifade etti.
KAHRAMANMARAŞ HAVALİMANI: “BİR ŞEHRİN KAPISI BU KADAR MI SIK KAPANIR?”
Kahramanmaraş Havalimanı ile ilgili yaşanan uçuş iptallerine de değinen Kayıran, her ay birkaç kez yaşanan iniş sorunlarının artık kronik hale geldiğini söyledi.
“Seyrüsefer cihazları yenilendi denildi ama tablo değişmedi. Komşu illerde aynı coğrafi şartlarda uçuşlar devam ederken, Kahramanmaraş’ta uçaklar neden inemiyor?” diye soran Kayıran, iptal edilen uçuşların genellikle Gaziantep’e yönlendirilmesinin artık tesadüf sayılamayacağını savundu.
“Maraşlı seyahat etmek için komşu illere mahkûm bırakılmayı hak etmiyor” ifadelerini kullandı.
KAHRAMANMARAŞ’TA HAVA KİRLİLİĞİ ALARMI
Kayıran, Kahramanmaraş’ın hava kirliliği istatistiklerinde Türkiye’nin en kirli ilk 10 ili arasında yer aldığını belirterek bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Bir şehri ihya etmek sadece bina dikmek değildir; o şehrin doğasını ve insanının sağlığını muhafaza etmektir” dedi.
AKSU ÇAYI İÇİN ÇAĞRI: “ZEHİR AKINTISINA DÖNÜŞTÜ”
Şehrin simgelerinden biri olan Aksu Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken Kayıran, özellikle Osmanbey ve Hacımustafa mahallelerinden geçen bölümde ciddi çevre sorunları yaşandığını dile getirdi.
Sanayi tesislerinden bırakılan kimyasal atıklar nedeniyle çay yüzeyinde siyahlaşma, köpüklenme ve ağır koku oluştuğunu belirten Kayıran, bazı fabrikalardan doğrudan atık su bırakıldığı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi.
“Aksu Çayı’nın temizlenmesi için tüm resmi makamlara başvuracağız ve gerekli ıslah çalışmalarının başlatılmasının takipçisi olacağız” dedi.
AFŞİN-ELBİSTAN HAVZASI VE TERMİK SANTRALLER
Afşin-Elbistan Havzası’ndaki iki büyük termik santralin hava kirliliğine etkisine değinen Kayıran, bu tesislerin ekonomik katkısına itirazları olmadığını ancak insan sağlığının her şeyden önce geldiğini vurguladı.
Sütçü İmam Üniversitesi’nin araştırmalarına atıfta bulunan Kayıran, bölgede akciğer hastalıkları ve kronik rahatsızlıkların arttığını, özellikle küçük yaştaki çocuklarda solunum yolu şikayetlerinin yükseldiğini ifade etti.
“Bu tesisler modern çevre standartlarına uygun hale getirilmeli, denetimler sıklaştırılmalıdır” çağrısında bulundu.
KÜRTÜL KATI ATIK TESİSİ TEPKİSİ
Kürtül’de bulunan çöp ve katı atık tesisinin çevre mahallelerde yoğun kokuya neden olduğunu belirten Kayıran, tesisin ya modernize edilmesi ya da yaşam alanlarından uzak bir bölgeye taşınması gerektiğini söyledi.
ASBEST TEHLİKESİ UYARISI
6 Şubat depreminin ardından devam eden yıkım çalışmalarında asbest ve kimyasal risklere dikkat çeken Kayıran, moloz ve hafriyat alanlarında ciddi sağlık tehdidi oluşabileceğini belirtti.
“Yıkımlar sırasında toz kontrolü sağlanmalı, alanlar ıslatılmalı ve moloz sahalarına erişim kısıtlanmalıdır. Halk sağlığı aceleye getirilecek bir konu değildir” dedi.
“İNSAN SAĞLIĞI SİYASİ HESAPLARIN ÜZERİNDEDİR”
Kayıran açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Afşin-Elbistan’daki santraller, sanayi tesisleri ve kontrolsüz kömür kullanımı Kahramanmaraş’ın havasını boğmaktadır. Deprem sonrası hava kalitesi parametreleri alarm vermektedir. Biz Anahtar Parti olarak, bu şehrin suyunu da havasını da toprağını da sahipsiz bırakmayacağız. İnsan sağlığı her türlü ticari ve siyasi hesabın üzerindedir.”
“KAHRAMANMARAŞ’TA SAĞLIK KRİZİ YAPISAL HALE GELDİ”
Kayıran, Kahramanmaraş’ta sağlık hizmetlerinin yalnızca hastane binalarından ibaret olmadığını belirterek, temiz hava, temiz su ve erişilebilir sağlık altyapısının bir bütün olduğunu vurguladı.
HAVA KİRLİLİĞİ VE ASBEST UYARISI
Deprem sonrası oluşan moloz yığınlarının asbest tehdidi oluşturduğunu ifade eden Kayıran, Afşin-Elbistan bölgesindeki termik santrallerin eski teknoloji ve filtre sorunlarının da hava kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
“Bu halkın ciğerlerini ihmallere kurban etmeyin” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Su Kesintileri Ve Zam Tepkisi
2025 yazında yaşanan uzun süreli su kesintilerini hatırlatan Kayıran, su zengini bir şehirde günlerce kesinti yaşanmasının plansızlık örneği olduğunu belirtti.
Asgari ücrete yüzde 27 zam yapılırken suya yüzde 35 zam uygulanmasını eleştiren Kayıran, su zammının gözden geçirilmesi ve makul seviyeye çekilmesi gerektiğini ifade etti.
HASTANELERDE RANDEVU ÇİLESİ
Kayıran, hastanelerde randevu bulmanın zorlaştığını, özellikle MR gibi görüntüleme hizmetlerinde 2-3 ay sonrasına gün verildiğini belirtti.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden hekim göçü yaşandığını da dile getiren Kayıran, doktorların özel sektöre ya da başka illere yöneldiğini söyledi.
HASTANE PLANLAMASI TARTIŞMASI
Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nin konumuna ilişkin eleştirilerini yineleyen Kayıran, Önsen’de yapılan 800 yataklı yeni hastanenin de planlama açısından tartışmalı olduğunu ifade etti.
Türkoğlu’nda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan hastaneyi ise “milli servetin heba edilmesi” olarak değerlendirdi.
MÜCBİR SEBEP ÇAĞRISI: “ESNAFIN FERYADI DUYULMALI”
Kayıran, Kahramanmaraş’ta mücbir sebep halinin uzatılması gerektiğini vurgulayarak, bunun siyasi değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Sektörlerde Toparlanma Oranı %50 Seviyesinde
Kayıran’ın paylaştığı verilere göre:
- Tekstil sektörü %50-60,
- Metal ve makine %55-65,
- İnşaat sektörü %40-50,
- Ticaret ve hizmet sektörü %45-55 seviyesinde toparlanabildi.
“Depremin ekonomik etkisi hâlâ yüzde 50 seviyesindedir” dedi.
Van Depremi Örneği
2011 Van depreminde mücbir sebep halinin 5 yıl 8 ay sürdüğünü hatırlatan Kayıran, Kahramanmaraş’ta sürenin kısıtlı tutulmasını eleştirdi.
“14 bin 500 basit usul esnafımızın yükünü artırmak iflasları büyütür” ifadelerini kullandı.
KOSGEB KREDİLERİ VE BORÇ ARTIŞI ALARMI
Deprem kredilerinin geri ödemelerinin en az 24 ay faizsiz ertelenmesi gerektiğini belirten Kayıran, kısmi hibe ve uzun vadeli yapılandırma çağrısı yaptı.
BDDK verilerine atıfta bulunarak Kahramanmaraş’ta borçlanma oranlarının ciddi şekilde arttığını söyleyen Kayıran, bireysel kredi kartı borçlarının yaklaşık 5 kat, banka avans borçlarının ise 10 kat arttığını ifade etti.
“Kahramanmaraş ekonomisinde deprem devam ediyor” dedi.
GERMANİCİA VE TURİZM POTANSİYELİ
Germanicia Antik Kenti’nin 2007’de keşfedildiğini hatırlatan Kayıran, 18 yıldır yeterli turizm yatırımı yapılmadığını savundu.
Kahramanmaraş Kalesi restorasyonunun da uzun süredir tamamlanmadığını belirten Kayıran, şehrin kültürel mirasının yeterince değerlendirilmediğini ifade etti.
“Kahramanmaraş Türk Dünyası Kültür Başkenti olabilecek potansiyele sahiptir” dedi.
ILICA VE DOĞA TURİZMİ VURGUSU
Ilıca başta olmak üzere Ceyhan, Fırnız, Tekir ve Andırın Çayı gibi doğal alanların yeterince değerlendirilemediğini belirten Kayıran, termal ve doğa turizminin dünya markası haline getirilebileceğini söyledi.
“SORUN TEK: LİYAKATSİZLİK”
Kayıran konuşmasının sonunda tüm sorunların temelinde liyakat eksikliği olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu şehir depremin enkazı altında değil, sahipsizliğin ve liyakatsizliğin ağırlığı altında ezilmektedir. Kahramanmaraş’ı çantada keklik sananlara halk ilk seçimde cevabını verecektir.”
Siyaset ile iş dünyası arasındaki gerilime de değinen Kayıran, kutuplaştırıcı dil yerine “Ortak Akıl Zemini” oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“KAHRAMANMARAŞ ARTIK SAHİPSİZ DEĞİL”
Kayıran sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz bu şehrin dondurmasını da, tarhanasını da, şiirini ve şairini de biliyoruz. Germanicia’nın nasıl gün yüzüne çıkacağını, Ilıca’nın nasıl dünya markası olacağını, esnafın vergi yükünün nasıl hafifletileceğini biliyoruz. Daha iyisi mümkündür. Kahramanmaraş artık sahipsiz değildir.”
Tarih: 17-02-2026